Google+
Skip primary navigation

E-BÜLTEN KAYIT FORMU

Jaguar E-Bülteni ile en son haberlerden, özel tekliflerden, yeni ürün bilgilendirmelerinden ilk siz haberdar olun.

Jag Style
10 ARALIK 2015

WIMBLEDON TARİHİNDE YAŞANMIŞ 5 EFSANE AN


Kiminin favorisi Andre Agassi'dir, kimi Martina Hingis'i hırsı yüzünden bir türlü affedemez, kimisi de Steffi Graff'a olan hayranlığını kelimelerle anlatamaz. Tüm bu duygu karmaşasının içinde gerçek olan tek bir şey var; Wimbledon'ın rengi yeşildir ve modanın, zarafetin, kibarlığın, rekabetin ve kalitenin bir arada olduğu tek kelime olarak tarihte yerini alır. Tenis dünyasının en prestijli turnuvası Wimbledon hakkında bilgilere basit aramalarla ulaşamazsınız. Özellikle, Wimbledon'da mücadele etmeye hak kazanmış oyuncuların hikayelerine ulaşmak için sıkı bir takip, bağlılık ve bilgi gerekiyor. 2015 yılında Jaguar'ın sponsorluğunu üstlendiği, dünyanın en büyük spor turnuvalarından olan Wimledon'da yaşanmış tarihin en efsane anlarını bir araya getirdik. Böylece hikayelerine daha yakından bakabilirsiniz.

1- Steffi Graf'ın Evlilik Teklifi Aldığı Gün
Steffi Graf, tenis kariyerine başladığı gün, bir efsane olarak anılmayı hedefine koymuştu ve bunu hem fair play duruşu hem de yeteneğiyle başardı. 1995 yılında, Wimbledon maçı sırasında tam servis karşılamaya hazırlanan Steffi Graf seyircilerin arasından yükselen “Hey Steffi, benimle evlenir misin?” sorusuyla konsantrasyonunu yitirdi. Seyircilerin gülüşmelerinin ardından, efsane olarak hatırlanmasına katkısı olan o soruyu sordu; “Ne kadar paran var?” Daha sonra aynısı Nadal'ın bir kadın hayranı tarafından tekrarlandı. Fakat Nadal, ne söylerse söylesin Steffi'den daha zeki bir cevap veremeyeceğini biliyordu. Bu yüzden sadece gülümsemekle yetindi.

2- 1992, 19 Yaşında Bir Yetenek
Monica Seles, 19 yaşında o kadar güçlü bir raketti ki, izlerken nefes almayı unutmamıza neden oluyordu. Asla düşmeyen temposu, iki elle sarıldığı raketi ve hiçbir vuruşu kaçırılmaması gereken bir yetenek olarak dünyayı yerinden oynatıyordu. Wimbledon tarihinin en unutulmaz anlarından biri Monica Seles ve Graff arasındaki karşılaşmaydı. Maçtan tam 1 yıl sonra Steffi Graf'ın çılgın bir hayranı, yeteneğiyle Graf'ı tahtından etmesinden korktuğu için Monica Selesi'i bir maçı sırasında sırtından bıçakladı. 2 yıl boyunca korta geri dönemeyen Monica Seles'in kahve fincanını bile iki elle tuttuğuna dair söylentiler var.

3- Venus Williams'ın Sevinci
Babasının zorlamalarıyla tenise başlayan Venus Williams, her ne kadar zorlansa da kendini küçük yaşta tenise adayan çok az isimden biri. Çocukken yaptığı bir röportajda “Kazanabildiğim kadar Wimbledon kazanmak istiyorum. Bir erkeğin hatta bir kadının yapabileceğinden daha çok.” demişliği olan ve toplamda 5 kere Wimbledon şampiyonu olan Venus'un, 2000 yılındaki ilk şampiyonluğunda yaşadığı sevinç karşısında kimse gözyaşlarını tutamaz.

4- Sampras'ın Dudakları Kupada
Tenis kortunun yetiştirdiği en ilginç karakterlerden biri olan Andre Agassi karşısındaki galibiyeti sonrası, Sampras, Wimbledon'ın en efsanevi anlarından birini yaşamamızı sağladı. 1999 yılı, Andre Agassi'nin en güçlü ve yenilmez olduğu zamanlara denk geliyor. Wimbledon'da Sampras, Agassi'yi 3-0 gibi rekor bir skorla, set vermeden yenerek şampiyon olmayı başardı. Sampras kupayı ağır çekim havaya kaldırdı ve kocaman bir öpücük kondurdu. Tam o anda fotoğrafı çekilen Sampras, yıllar boyu unutulmayacak bir Wimbledon hatırası ortaya çıkardı.

5- Efsanevi Federer – Nadal Finali
Yıl 2008'di ve tenis dünyası daha önce karşılaşmadığı performanslarla kavruluyordu. Yalnızca Wimbledon değil, tüm tenis tarihinin en efsane karşılaşması olarak kabul edilen Wimbledon finali, Federer ve Nadal arasında oynandı. Federer, altıncı şampiyonluğunu kazanan ilk erkek olmak için, Nadal ise ilk şampiyonluğu için oynuyordu. Elbette Nadal kazandı!