Google+
Skip primary navigation
Skip primary navigation
skip.tertiary.navigation

BOWIE'NİN HARİKALAR DİYARI

BOWIE'NİN HARİKALAR DİYARI

BOWIE'NİN HARİKALAR DİYARI

08.07.2017

JAG-ART

DAVID BOWIE’Yİ HİÇ TANIMADIĞINIZ BİRİNE NASIL ANLATIRDINIZ?

Sanatçı, şarkıcı, şair, ilham kaynağı, ressam, oyuncu, performansçı, sanat eseri ya da hepsi? Bowie’nin bunların haricinde, pek de bilinmeyen bir unvanı daha var ki; onun ardında çok daha samimi, derin ve kocaman bir dünya saklıydı.

Çocukluğunu 1950’li yılların zorlu atmosferinde yaşayan Bowie, “nereden geldiğiyle” çok ilgiliydi ve bu kültürü her daim yaşantısının bir parçası olarak görüyordu. Ailesi ve arkadaşları ise geçmişine olan bu bağı nedeniyle onu “tutkulu bir Britanyalı” olarak tanımlıyordu; sessiz, entelektüel, meraklı ve hiç büyümeyen bir çocuk gibi. Merak duygusu, her sanatçıya olduğu gibi, Bowie’ye de yeni bir dünyanın kapısını araladı. Oyuncaklarıyla çok yakından ilgilenen Bowie, onlar üzerine düşünen ve onları üreten kişilerle de oldukça ilgiliydi. Peki Bowie’nin sanata olan tutkusu nasıl tam zamanlı bir kolleksiyonerliğe evrildi?

BOWIE'NİN HARİKALAR DİYARI - 1

1993 yılında Bowie, bu masalsı dünyayı inşasında 8 yıl boyunca yol arkadaşı olacak, koleksiyonun küratörü Kate Chertavian ile tanıştı. İkili sık sık buluşarak, Bowie’nin ilgisini çekecek eserleri inceliyor ve üzerine sohbet ediyordu. Bowie ise, her bir eser ya da her bir detayla ilgili kitaplara gömülmeye devam ediyordu. Zaman içerisinde, Bowie’nin sanat dünyasına ve onun meyvelerine olan açlığı katlanmaya devam etti. Bowie, koleksiyonuna ekleyeceği eserleri mutlaka görmek, dokunmak ve onları yakından tanımak istiyordu. Koleksiyonun git gide genişlediği zaman diliminde ise sorulan tek bir soru vardı: “Neden bu eser?” Bir eserin piyasada ne kadar olduğu ya da piyasanın en popüler eserinin hangisi olduğu onu hiçbir zaman ilgilendirmedi. O, seçeceği eserlerle ilgili yalnızca kalbini dinledi, gördüğünü ve hissettiğini tamamlayacak eserler seçti. Böylece kendine ait, hayaller ve kırılganlıklarla dolu, gizli bir dünya yarattı.

2016 yılında ise bu gizli dünya, başta Bowie hayranları olmak üzere, tüm sanatseverler ile paylaşıldı. Bowie/Collector ismiyle açılan sergi, ilk olarak Londra ve New York’ta sanatçının hayranlarıyla buluştu. Daha sonra ise New Bond Street’teki Sotheby’s galerisinde son sergi ve ardından müzayede gerçekleşti. Ek olarak 3 gün boyunca Bowie’nin sanat anlayışı, koleksiyonu ve sanatın kariyerine olan etkileri üzerine konuşma ve çeşitli ek etkinlikler de gerçekleşti. Bu değerli koleksiyonda, İngiliz çağdaş eserlerinin yanı sıra; brut sanat, sürrealizm, 80’li yılların popüler mimar ve tasarımcı oluşumu Memphis Group ve çağdaş Afrika sanatı gibi “alternatif” renklere de yer verilmişti. Koleksiyonun en pahalı eseri, Bowie’nin ilk kez 1996 yapımı, Andy Warhol’u canlandırdığı Basquiat filminden 1 yıl önce satın aldığı Basquiat’nın Air Power isimli yaklaşık 3.5 milyon pound değerindeki eserdi. Hem renk skalası hem fiyat skalası geniş bu koleksiyonda yer alan eserlerin tümü, maddi değeri ne olursa olsun Bowie için bambaşka bir değere sahipti. Bowie, koleksiyon sahibi olmayı ise şöyle açıklıyor: “Koleksiyon aslında başka türlü bir beslenme biçimi. Eserler, içerisinde bulunduğum döneme ya da ruh halime göre benim için farklı anlamlara gelebiliyor ya da beni farklı hissettirebiliyor.”

BOWIE'NİN HARİKALAR DİYARI - 2

Parlak ve süslü dokunuşlardan uzak, Bowie’nin iç dünyasını gözler önüne seren koleksiyonda, yağlı boya resimler, tasarım objeler ve heykel başta olmak üzere toplamda 400’den fazla eser yer alıyordu. Duchamp, Picasso, Jean-Michel Basquiat, Damien Hurst ve Andy Warhol’un bir araya geldiği bir cennet... Bir yanda dünyaca ünlü ressamlar, diğer yanda hiç tanınmayan ressamlar derken gel-git’in en keyifli kısmını ise Memphis Design Studio’ya ait yaklaşık 100 adet eserin yer aldığı bölüm. Ailesi, Bowie’nin böylesine incelikle inşa ettiği bu dünyayı paylaşmayı başta reddetse de, koleksiyonun gizli kalması ya da bir köşede durması yerine, daha fazla sanatseverle buluşmasının daha sağlıklı olacağını düşündü. Bu nedenle iki ayaklı büyük bir sergi ve bu sergiye paralel olarak Bowie’yi yeniden tanımamızı sağlayacak konuşma ve etkinliklerle, küllerinden yeniden doğmak üzere bu değerli koleksiyonu satışa sundular. Toplamda koleksiyonun yalnızca %65’i satıldı ve ortalama 30 milyon dolara mal oldu. Kalplerde uyandırdığı titreşimler ise tabii ki paha biçilemez.

Sergiyi kaçıranlar için, bu müthiş atmosferden kısa bir sahne arkası videosu:

YENİ JAGUAR I-PACE ELEKTRİĞİNİ KEŞFEDİN
X
Jaguar I-PACE

JAGUAR I-PACE

0-100 km/sa hızlanma, 4,8sn

MALİYET HESAPLAYICISI HABERDAR OLMAK İSTİYORUM SATIN ALMAK İSTİYORUM