Google+
Skip primary navigation
Skip primary navigation
skip.tertiary.navigation

DISTURB THE PEACE

06.04.2018

JAG-ART


YÖNETMEN MU TUNÇ, JAGUAR E-PACE İLE KENDİNİ KEŞFETMEK VE SINIRLARINI ZORLAMAK İÇİN YOLA ÇIKTI.

Bone Magazine Nisan sayısının konuğu, Jaguar E-PACE ile sınırlarını zorlamak için yola çıkan yönetmen Mu Tunç.



Nasıl insanlar sana iham verir?

Sınırlarını zorlayan, herkesin önerdiğini kabul etmeyen ve yaptığı her eylemde ruh ve tavır arayan insanlar bana ilham veriyor.



Bir kahramanın var mı?

Kahramanım düşüncenin kendisi. Düşüncenin kendisinin bir sınır olmadığını anladığında etrafını saran kafes sonsuza dek ortadan kalkıyor. Tamamen özgürleşiyorsun.



Yönetmen olmaya nasıl karar verdin?

Yönetmen olmak benim için bir karar değildi. Yapmak zorundaydım. Var olma nedenimdi.

DISTURB THE PEACE - 1


Bir kağıtta asılı duran kelimeleri; sese ve görüntüye kavuşturan yönetmenin işi, bir nevi sessizliği bozmak olarak nitelendirilebilir mi?

Kesinlikle. Sessizliğe hayat vermek. Aynı zamanda bastırılmış olan sesi ortaya çıkarmak. Sessizliğin ötesine, çok daha derinlere inmek, benim hayattaki amacım bu.



Geçtiğimiz aylarda çektiğin “ARADA” 90’larda geçiyor ve müzik seçimleriyle oldukça beğeni topladı. Peki ya 90’lar bir film değil de bir şarkı olsaydı, nasıl olurdu?

Gülden Karaböcek’in eskilerde kalmış unutulmuş bir şarkısını tam da bu sebepten dolayı yeniden yaptık. Bil Bakalım (Şaka Yaptım) şarkısı... Zaten sorduğunuz sorunun cevabı “ARADA” filminde mevcut.



Yönetmen gözlüğü ile filmini izlemek nasıl bir deneyimdi? Huzursuz veya rahatsız hissettin mi?

Aşırı duygusal bir andı benim için. Kendi ismimi o dev ekranda görmek, zamanın durduğu anlardan biriydi. Sinema gerçekten çok kutsal bir platform. Çünkü siz sinema salonuna girdiğiniz an, dış dünya ile olan tüm bağınızı kendi isteğinizle koparıyorsunuz. Böyle bir kararı, her şeyin hızlı ve anlık olduğu teknoloji çağında almak inanılmaz bir durum. Kendi filmimi büyük bir sinema salonunda izlerken, neden bu kadar çaba gösterdiğimi ve niye bu kadar önemli bir şey olduğunu yeniden anladım ve ağlamaya başladım. Hiçbir şey konuşmadan sadece ağladım.



Daha önce hiç “Bir film izledim ve hayatım değişti” dediğin oldu mu?

Olmaz mı. Bütün yönetmenler zaten hayatlarını değiştiren o filmi izledikten sonra bu yolda ilerlemeye karar verir. Sinema zaten size farklı yönlerin varlığını hatırlatmak için var. Bu yüzden bütün sanat formlarının içerisinde bence en yüksek mertebede duruyor. İnanılmaz bir deneyim halinde size o farklı yönü sunuyor.



Filmler sence izleyiciyi nasıl değiştirmeli? “ARADA”yı izleyenlerin salondan nasıl hissederek çıkmasını istersin?

Filmler sizi değiştirmez, siz kendinizi değiştirirsiniz. Ben özellikle “ARADA” filmimde bunu hissettirmek istedim. Değişimin kontrolünün kendisinde olduğunu izleyiciye hatırlatmak... Çünkü benim jenerasyonum özellikle değişimin kontrolünün hep birilerinde olmasına alışkın. Yanlış! Değişim sensin. “ARADA” özellikle gençler ile bu bağı kuruyor ve herkesin kendi değişim kararına göre sonlanabiliyor, bir şey dikte etmiyor. İzleyiciye bir özgürlük sunuyor.



Bir gün sessiz bir film çekecek olsan filmde neyi ön plana çıkarmayı denerdin?

İki kişinin bir şey üzerinde anlaştığı anı vurgulamaya çalışırdım. Konuşma veya fiziksel harekete bağlı bir ses olmadan, iki kişi nasıl bir konu üzerinde anlaşabilir ve bağ kurabilir... Bence hayatımız bağ kurmak üzerine kurulu. Kurduğumuz bağın içinde anlam bulmak. Tüm çaba bu.

DISTURB THE PEACE - 2


İşler yolunda gitmediğinde ne yaparsın?

Eskiden bir şeyler yolunda gitmediğinde bu benim başıma niye geldi diye serzenişte bulunurdum. Artık bu anların bana sunulan ödüller olduğunu düşünüyorum. “ARADA” filmini çekerken o kadar çok sıkıntı ile uğraşmak zorunda kaldım ki; örneğin çekimlere 10 gün kala ameliyata girmem gerekti. Eğer bir şey ters gitseydi, benim bütün emeğim boşa gidip, çekimler bir daha olmayacak bir şekilde ötelenecekti. Her şey güzel gitse bile ayağa kalkmamın 15 günü bulacağı söylendi. Hayatımda ilk defa bu kadar çaresiz hissettim. Ama o ameliyat başıma gelen en iyi durummuş. Yatalak oldum aslında fakat filmin tüm karelerini ve nasıl çekeceğimi yatakta tavana bakarken bu süreçte kafamda netleştirdim. Bu dinginlik anını kendime hiç sunmadığımı fark ettim; belki de çekimden önce düşünmem gereken birçok şeyi düşünecek böylesine bir vaktim olmamıştı. Sonunda “ARADA”yı iki değnekle 13 günde çektim. Ama o iki değnek bana verilen en büyük ödüldü. Şu anda bunu anlıyorum.

DISTURB THE PEACE - 3


Başkahramanın Jaguar E-PACE ile yollarda olduğun bir sahne çekiyorsun. Kadrajın arka planında nasıl bir hikaye var?

Rahatlık ve kendine inanmak var.



Jaguar E-PACE ile sınırlarını keşfetmek üzere yola çıktın. Yolculuk nereye, nasıl hissediyorsun?

Muhteşem hissediyorum. Yolculuk şehre doğru. Şehrin içinde kendimi bulmaya.



Sence bir arabanın sahibinin kişiliğini ya da hayat tarzını yansıtması ne kadar önemli?

Çünkü şehirlerde yaşayan insanlar olarak bizler, arabalarımızla bir bağ kuruyoruz. Bizim için bir araç olmaktan öte, bir duruş biçimi arabalarımız. Kesinlikle kişinin düşünce yapısını, arabasına bakarak anlayabileceğimi düşünüyorum.



Marjinallik senin için ne ifade ediyor?

Marjinallik bence banal bir kelime. Asıl önemli olan, sınır diye bir şeyin olmadığını, her şeyin zihinlerde olduğunu keşfetmek.



Farklı karakterlerden ve zor rollerden çekinmeyen oyuncular senin için neden önemlidir?

Çünkü yenilikçi insanlar olduklarını kanıtlıyor bu durumlar. Kimsenin yönlendirmeleri ile hareket etmediklerini... Farklı bir ruhun arayışı içinde olduklarını bana gösteriyor.



Filmlerde yeniliğe açık mısın yoksa klasikleri mi seversin?

Ben ikisinin uyumunu seviyorum. Klasiklerin anlamı çok büyük benim için. Klasik bir durumun içinde, hiç beklenmedik bir şey yaratıp, insanların algılarını bambaşka noktalara çekmek benim tarzım diyebilirim.



İşinde ya da hayatında sınırlarını nasıl genişletirsin ve yeni sınırlar keşfetmek için neler yaparsın?

Düşüncelerimin içerisindeki tekrarı durdurarak. Sürekli aynı şekilde düşünen insanlar, hiçbir şekilde yeni bir şey keşfedemez. Bu yüzden düşüncemin özünde sürekli farklılıklar yaratmaktan zevk alıyorum.



Hareketli bir hayat tarzına sahipsin, durmadan hareket içinde olmanın heyecan verici yönü nedir?

Gündelik hayat zaten tekrarlar üzerine kurulu, ama hareket senin her gününü yeniden keşfetmene ve böylece kendini her gün yeniden keşfetmene sebep oluyor. Hareket kişiliğin özünü oluşturuyor bence.



Hiçbir şeye takılmadan, her zaman ileriyi hedefleyen yolda olmayı neden seçtin?

Elimde ilerisi için çalışmaktan başka değerli bir şey yoktu. İlerisini hedefledikçe ben kendimi buldum.

#jagstyle #sanat

YENİ JAGUAR I-PACE ELEKTRİĞİNİ KEŞFEDİN
X
Jaguar I-PACE

JAGUAR I-PACE

0-100 km/sa hızlanma, 4,8sn

MALİYET HESAPLAYICISI HABERDAR OLMAK İSTİYORUM SATIN ALMAK İSTİYORUM